Macaristan'ın yeni hükümeti, başbakanlık sürelerini en fazla sekiz yılla sınırlamayı öneren önemli siyasi ve anayasal değişiklikler başlattı. Bu adım, Viktor Orban'ın yeniden iktidara gelmesini engelleme ve ülkeye demokratik kontrolü geri getirme girişimi olarak görülüyor.
Peter Magyar liderliğindeki Macaristan'ın yeni hükümeti, başbakanın görev süresini en fazla sekiz yılla sınırlayacak bir anayasa değişikliği önerdi; bu da Viktor Orban'ın göreve geri dönmesini fiilen imkansız hale getirecek.
Taslak değişiklik, yeni hükümetin göreve gelmesinden bir hafta sonra, Çarşamba günü sunuldu. Bu, Magyar ve Tisza partisinin, Orban ve Fidesz partisinin iktidarı döneminde bir düzineden fazla kez yeniden yazılan ve tek taraflı olarak değiştirilen Anayasayı yürürlükten kaldırmaya yönelik ilk adımı olarak görülüyor.
Magyar, iki yıldan uzun süren seçim kampanyası boyunca, ülkedeki demokratik denetimi ve denge-denge mekanizmalarını yeniden tesis etmeyi amaçlayan daha geniş bir reformun parçası olarak nitelendirdiği görev süresi sınırlamaları getireceğine defalarca söz vermişti.
Partisinin geçen ayki seçimlerde ezici bir zafer kazanmasının ardından, analistler yeni hükümetin zayıflamış kamu hizmetlerini ve durgun ekonomiyi yeniden inşa etmede büyük zorluklarla karşılaşacağını söyledi. Durum, Fidesz'e sadık birçok kişinin yönetimde, medyada ve yargıda görev yapmaya devam etmesiyle daha da karmaşıklaşıyor.
Taslak değişiklik, Orban'ın yeni hükümetin zorluklarından yararlanarak iktidara geri dönmesini engellemeyi amaçlıyor gibi görünüyor. Metinde, hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesi için görev süresi sınırlamalarının "hayati önem taşıdığı" belirtiliyor.
Ayrıca
Magyar, Orban'ın başbakanlık için bir dönem daha aday olmasını engelledi.
Taslak metinde, "Kesintiler de dahil olmak üzere toplamda en az sekiz yıl başbakanlık yapmış bir kişi, yeniden başbakan seçilemez" ifadesi yer alıyor.
Hesaplama, Macaristan'ın 1990'daki demokratikleşmesinden bu yana görev yapan tüm başbakanların dönemlerini içerecektir. Bu da, 1998'den beri beş dönem başbakanlık yapmış ve toplamda 20 yıl iktidarda kalmış olan Orban'ın bu göreve geri dönmesinin engelleneceği anlamına gelir.
Ancak, bu değişiklik tamamen güvenli sayılmıyor; zira gelecekte Meclis'te üçte iki çoğunluğa sahip olacak herhangi bir lider, iktidarda kalma süresini uzatmak için yeni değişiklikler önerebilir.
Taslakta yer alan bir diğer madde ise, Orban hükümetinin son yıllarında kurulan ve oldukça tartışmalı bir kurum olan Egemenliği Koruma Ofisi'nin feshedilmesinin önünü açıyor.
Bu ofisin, hükümet eleştirmenlerini susturmak için kullanıldığı ve Macar gizli servislerinin yargı denetimi olmaksızın bireyler ve kuruluşlar hakkındaki bilgilere erişmesine olanak sağladığı yaygın olarak suçlandı.
Yeni hükümet, Avrupa Birliği'nden dondurulmuş milyarlarca avroluk fonun serbest bırakılması için girişimlerde bulunurken, değişiklik önerisi Brüksel ile ilgili bir diğer sorunlu konuya da değiniyor: Orban hükümeti döneminde Mathias Corvinus Koleji de dahil olmak üzere yaklaşık bir düzine üniversite ve araştırma enstitüsünü yöneten vakıfların devlet kontrolüne geri dönmesi.
Önceki hükümet döneminde, çoğunluğu Orbán'a sadık kişilerden oluşan bu vakıfların yönetim kurulları, kamu varlıklarının tam kontrolünü ele geçirmişti. Taslak değişiklik, bunun devlet varlıkları üzerindeki "demokratik denetimi ortadan kaldırdığını" ve "yasama yetkisinin kötüye kullanılması" anlamına geldiğini belirtiyor.
Öneriye göre devlet bu vakıfları feshetme hakkına sahiptir.
Ayrıca
Macaristan, Orbán tarafından seçilen cumhurbaşkanını görevden almak için anayasayı değiştirecek.
"Değişiklik, vakıfların özel kuruluşlar olmasına rağmen varlıklarının ulusal varlıklar olduğunu açıkça ortaya koymaktadır," diye belirtiliyor metinde.
Taslak değişikliğin, Macaristan parlamentosunun önümüzdeki hafta yapacağı oturumda görüşülmesi bekleniyor.