Son nüfus sayımında Graçanica Belediyesi'nde nüfusun çoğunluğunun Arnavut olduğu ortaya çıkmasına rağmen, 9 Şubat seçimlerinin sonuçları farklı bir manzarayı ortaya koydu. Bu belediyede oyların yüzde 82'sinden fazlası Sırp partilerine giderken, Arnavut partileri oyların sadece küçük bir yüzdesini alabildi. Yerel siyaset uzmanlarına göre bu belediye Arnavutların kayıt altına alınmasında zorluklar yarattı. Ancak belediye yetkilileri bu iddiayı yalanladı.
Graçanica Belediyesi'nin yıllar boyunca uyguladığı politikaların, gerçek ve resmi nüfus sayıları arasında farklılıklara yol açtığı yönünde şüpheler ortaya çıktı.
Son nüfus sayımına göre, ilçede 18 bin 486 kişi yaşıyor. Bunlardan 8 bin 623'ü Arnavut, 8 bin 560'ı ise Sırp.
Destekleyin ZAMANGerçeği koruyun.
Profesyonel gazetecilik kamu yararınadır. Desteğiniz, gazeteciliğin bağımsız ve güvenilir kalmasına yardımcı olur. Siz de katkıda bulunun. 1 euro fark yaratır.
Okuyucuya Mektup — Neden Desteğinizi İstiyoruz? Katkı yapmakAncak seçim listelerinde bambaşka bir gerçeklik var.
9 Şubat seçimlerinde Sırp partilerine 8 bin 300 oy giderken, Arnavut partilerine ise bin 1 oy gitti. Gracanica belediyesinde 187'dan fazla vatandaş oy kullanma hakkına sahipti.
Genel Seçim Kanunu'nun 8. maddesinde seçmen listelerinin nüfus sayımı verilerinden değil, Nüfus Müdürlüğü'nden alınması hükmü yer almaktadır. Nüfus kayıtlarında ise Graçanica'nın 26 bin 700 vatandaşı kayıtlı.
GAP Enstitüsü'nde yerel politika araştırmacısı olan Bekim Salihu, bu belediyede Arnavutların demografik büyümesini sınırlamak için yıllardır sessiz bir politikanın var olduğunu söylüyor.
"Gracanica Belediyesi bir süredir, özellikle inşaatçıların Arnavut olduğunu fark ettiğinde, inşaat ruhsatları konusunu sabote etti, şartlı olarak diyorum, ve genel olarak belediye sakinlerini o belediyenin sakinleri olarak kaydetmekten çekindi, ancak onları daha çok yasal ve mantıksal olmayan bir terminolojiyle geçici sakinler olarak tanıdı," dedi Salihu.
Ombudsmanlık Kurumu Sözcüsü Petrit Çollaku, Graçanica Belediyesi'ne bağlı 80 Arnavut vatandaşından inşaat ruhsatı almanın zorluğu konusunda şikayet alındığını söyledi.
Çollaku, "İkinci şikâyet ise Gracanica Belediyesi'nin verdiği inşaat ruhsatları nedeniyle, belediyenin kanunla güvence altına alınan mülkiyet haklarından yararlanamamasına ilişkindi" dedi.
Salihu, etnik dengelerin değişmesi korkusunun bu belediyedeki kayıt ve yapı ruhsatı politikalarını doğrudan etkilediğini söyledi.
"Görünüşe göre bu bir tesadüf değilmiş, Gracanica'da uzun yıllar boyunca yaşananlar bir tesadüf değilmiş gibi görünüyor. Dolayısıyla, o belediyedeki resmi siyasetin Arnavutların kayıt altına alınmasının belediyenin etnik yapısını değiştireceği ve dolayısıyla siyasi yapıyı da değiştireceği yönünde bir siyasi iradesi veya korkusu vardı," diye ekledi Salihu.
Gracanica Belediyesi'nde ise bu nitelikte engellerin olduğu iddiası reddedildi.
Belediyenin cevabında, "Graçanica Belediyesi sınırları içerisinde vatandaşların merkezi kayıt sistemine kaydı, tarafların gerekli belgelere sahip olması halinde normal bir şekilde ve sorunsuz bir şekilde gerçekleştirilmektedir" denildi.
Gracanica, 2010 yılında ademi merkeziyetçilik süreci olarak bilinen süreçte belediye statüsüne kavuştu. Priştine, Lipjan ve Fushë-Kosovo Polje belediyelerinin topraklarının ayrılmasıyla oluşturulmuştur.