Halkın Avukatı Naim Qelaj, ülkedeki kamusal söylemin kötüleştiği konusunda uyarıda bulunarak, son dönemde kamu görevlileri ve kurumsal mevki sahipleri tarafından kullanılan dili eleştirdi. Qelaj, bu dilin demokratik standartlara ve Anayasa ilkelerine aykırı olduğunu belirtti.
Qelaj, KTV'nin "60 Dakika" programında, "Kamuoyu söylemi daha hoşgörülü olmalı ve başkalarının onurunu ihlal etmemeli. Suçu tek bir tarafa atmak sorunludur, çünkü her tarafta bu tür bir dil kullananlar vardır," dedi.
Destekleyin ZAMANGerçeği koruyun.
Profesyonel gazetecilik kamu yararınadır. Desteğiniz, gazeteciliğin bağımsız ve güvenilir kalmasına yardımcı olur. Siz de katkıda bulunun. 1 euro fark yaratır.
Okuyucuya Mektup — Neden Desteğinizi İstiyoruz? Katkı yapmakSosyal ağların nefret söyleminin artışında önemli etkisi olduğunu vurgulayan Öztürk, 2024 yılında yapılan bir araştırmaya göre "her sekiz yorumdan birinin nefret söylemi içerdiğini" belirtti.
Qelaj, kuzeydeki belediyelerdeki Sırp toplumunun şikayetlerine de değinerek, Arnavut belediye başkanlarının görev süresi boyunca kamulaştırma sorunlarından, evlerin yıkılması taleplerine, kişisel belgelerin alınmasındaki zorluklara kadar çok sayıda şikayette bulunulduğunu söyledi.
"Çeşitli nitelikte şikayetler aldık, bunları ele aldık ve ele aldık. Bazılarına çözüm bulduk, bazılarının da oradaki toplumun haklarını ihlal etmesini engelledik. Görev süreleri sona eren belediye başkanlarıyla normal iletişimimiz oldu ve Sırp belediye başkanlarıyla da iş birliğinin devam edeceğine inanıyorum," diye açıkladı.
Ombudsman, kurumların siyasi görüşlere göre değil, insan hakları standartlarına göre yönlendirilmesi gerektiğini belirterek, eski bakan Albulena Haxhiu'nun, Sırp Listesi'nin onaylanması gerektiği yönündeki tutumunu eleştiren kurumun tutumuna yanıt verdi.
"Ombudsman, görüşlerini insan haklarıyla ilgili uzmanlık ve standartlara dayandırır. Siyasi açıklamalarda bulunmam. Hukuk ve anayasal sistemimiz, seçim temsiliyle ilgili siyasi istisnalara veya siyasallaştırılmış kararlara izin vermez," diye ekledi.
Ülkenin kurumsal bir boşlukla karşı karşıya olduğunu değerlendiren Qelaj, yasa tasarılarının hazırlanmasındaki yavaşlığa ve uzun vadeli yönetim planlarının eksikliğine dikkat çekti.
"Kurumsal eksiklik her alanda durgunluğa yol açtı. Vatandaşların ihtiyaç duyduğu temel unsurlara dikkat edilmedi, çünkü herkes siyasi yarışla meşgul." dedi.
Son olarak, insan hakları konusunda parlamentoda bir tartışma yapılmamasından duyduğu endişeyi dile getiren Başbakan, bunun vatandaşların haklarını hayata geçirmede karşılaştıkları sorunlara yönelik kurumsal bir duyarsızlığın göstergesi olduğunu söyledi.